Gebelikte Yüksek Tansiyon Erken Doğum Riskini Artırıyor

Anne karnındaki bir bebeğin tam anlamıyla olgunlaşana kadar taşımanın ne kadar önemli olduğunu anne olmadan kimse tam anlamıyla anlayamaz. Bazı anneler doğumdan korktukları için daha küçük bir bebeğin dünyaya gelmesinin daha kolay olacağını düşünürler ve erken doğum olmasını unut ederler. Oysa erken doğan bebekler daha narin yapılılardır ve bakımları daha zordur. Üstelik yaşamları boyunca da sorunlarla karşılaşabilmektedirler. Çünkü bebeğin normal doğum zamanı onun dış dünyaya gelmeye hazır olduğunun bir göstergesi niteliğindedir.

Erken doğum tehlikesini başlangıcında saptamak buna etken olan nedenleri ortadan kaldırmak oldukça önemlidir.

Erken doğum tehlikesi nedir?

Gebelik süresi ortalama 40 haftadır. Gebeliklerin birçoğu son adet tarihinin başlangıcından itibaren 37 ile 42 hafta sonra başlar. 37. Haftadan önce doğum kasılmalarının başlamasına erken doğum tehlikesi denir. Her gebelikten yaklaşık 10’da birinde erken doğum riski vardır. Bebeğin doğum kanalına girebilmesi için rahim ağzı incelir ve açılma yapar. Anne, plasenta ve bebek tarafından salgılanan hormonlar önemli bir rol oynar. Bu hormonlara bağlı olarak doğum başlamasına neden olur.

Yeni doğan bebek ölümlerinin büyük bir kısmında erken doğum ektendir. Erken doğan bebeklerin büyüme hızı da normal doğan bebeklerin doğumuna göre oldukça yavaştır. Özellikle gözlerinde, kulaklarında, nefes alıp vermelerinde ve sinir sistemlerinde bir takım aksaklıklar yaşanabilmektedir. Bunun yanı sıra öğrenme ve davranış problemleri de ilerleyen zamanlarda rastlanmaktadır.

Erken doğum risklerinden yüksek tansiyon

Erken doğum riski hiçbir belirti göstermeden aniden gelişebilir. Bu yüzden hamilelik sırasında düzenli kontroller yapılmalı ailede daha önce erken doğum hikâyesi olan bireyler varsa doktora bu bildirilmeli ve kontroller düzenli şekillerde yapılmalıdır. Özellikle ailenizde genetik bir yüksek tansiyon varsa düzenli olarak tansiyon ölçümleri yapılmalıdır. Yüksek tansiyon annede kasılmalara, körlük ve böbrek yetmezliği gibi birçok hastalığa da neden olmaktadır. Sadece bebek için değil anne içinde büyük bir sorundur. Yüksek tansiyon gebelikten önce var olabileceği gibi gebeliğe bağlı olarakta ortaya çıkabilir. Hamilelik esnasında ortaya çıkan yüksek tansiyon gebeliğin bitmesi ile son bulur. Hamilelikte hiperatansif hastalıkları preeklempsi ve geçici hiper tansiyon olarak sınıflandırmak mümkün. Hipertansiyon olarak sınıflandırılabilmesi içinde bazı kriterlerin olması gerekmektedir. Büyük tansiyon 30mmHg ve küçük tansiyon 15mmHg artış veya kan basıncının 140/90 mmHg üzerinde olması hipertansiyon belirtisidir.

Daha önce preeklempsi hastalığı olanlar, şeker hastalığı, böbrek hastalığı gibi hastalığı olanlar 35 yaşın üzerinde olanlar veya çok genç yaşta anne olanlar preeklempsi açısından risk altındadırlar.

Bebekler bu durumdan en az anne kadar etkilenmektedirler. Özellikle gelişim geriliği  sık rastlandığı gibi yine bu tür annelerde bebeğin eşinin zamansız ayrılmasından dolayı erken doğum riski de yaşanmaktadır.

Tedavisi var mıdır?

Gebelikte yüksek tansiyon erken doğum riskini artırıyor

tedavi olarak ilk planda hastanın durumu ve hastalığın derecesi değerlendirilmelidir. Bu amaçla detaylı ve sistemik bir muayene yapılmalıdır. Kan sayımı, idrar tahlili, karaciğer fonksiyonu testleri yapılması gerekir. Hafif ya da orta şiddetli bu hastalığa sahip olanlar düzgün ve kontrollü takip sayesinde normal doğuma kadar hamilelik süreci getirilebilir. Şiddetli vakalarda ise ilk önce kasılmaların engellemesini sağlamak gerekir ve anne hastaneye yatırılır değişik tedavi yöntemleri uygulanır. Bu tür hastalarda sıvı ve tuz kısıtlamalarına gidilmesi gereksizdir. Özellikle son dönemlerde hastalığı önlemek amacıyla risk altındaki hamilelere düşük dozda aspirin tedavisi uygulanmaktadır. Eğer hamilelik öncesinde de var olan bir kronik hipertansiyon varsa bu durum da yüksek tansiyon için kullanılan ilaçlar kullanılmaya devam edilebilir.