Sarı nokta hastalığında sigara kullanımına dikkat

Sigara tüketiminin göz sağlığını da etkilediğini biliyor muydunuz? Sigara kullanımının yaşın ilerlemesine bağlı olarak ortaya çıkan ve görme merkezini etkileyen sarı nokta hastalığının gelişimi ve ilerlemesini tetiklediğini ifade eden Dünyagöz Etiler’den Doç. Dr. Fevzi Şentürk, hastalığın oluşmaması ve ilerlememesi için sigaradan uzak durulması gerektiğini önerdi.

Yapılan araştırmalar yediklerimizden içtiklerimize, soluduğumuz havadan yaşadığımız atmosfere kadar pek çok etkenin göz sağlığımızı tehdit ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle 60 yaşından sonra ortaya çıkan sarı nokta hastalığında, sigara kullanımının önemli bir risk faktörü olduğunun altını çizen Dünyagöz Etiler’den Doç. Dr. Fevzi Şentürk, sigaranın hastalık riskini 2-4 kat artırdığını vurguladı. Doç. Dr. Fevzi Şentürk, ailede sarı nokta hastalığına ilişkin bir genetik miras varsa ve kişinin genleri ‘kompleman faktörü’ içeriyorsa, sigara kullanımının riski katlanarak artırdığını ifade etti.

Sarı nokta hastalığının cisimleri, çizgileri eğri ve kırık görme, görme kalitesinde bozulma ve renk görmede bozukluk gibi belirtilerinin bulunduğunu söyleyen Doç. Dr. Şentürk, bu hastalığın görme kaybına neden olabilen önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti. Doç. Dr. Şentürk sigaranın retinayı koruyan önemli bir antioksidan olan lutein’in emilimini azalttığını, bu nedenle de sigara kullananlarda lutein düzeyinin düştüğünü ve sarı nokta hastalığı riskinin arttığını belirtti.

Sigara içilen ortamda bulunanlar da risk grubunda 

Sigaranın sarı nokta hastalığında ciddi bir risk oluştururken her sigara kullananın bu hastalığa yakalanmayabileceğine dair tespitte bulunan Doç. Dr. Şentürk, “Hastalığın gelişimi için risk faktörlerini değiştirilebilen ve değiştirilemeyen olarak ayırabiliriz. Değiştirilemeyen risk faktörleri arasında en önemlisi yaştır. Bunun dışında cinsiyet, açık göz rengi, ırk, aile hikayesi ve genetik yatkınlık değiştirilemeyen faktörler arasında sayılabilir. Değiştirilebilen risk faktörlerinden en önemlisi sigaradır. Bunun dışında aşırı kilo, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, aşırı alkol tüketimi, güneş ışığına maruz kalma gibi sebepleri sayabiliriz” diye konuştu.

Sigaranın yanı sıra aşırı alkol tüketiminin de ayrı bir risk faktörü oluşturduğunu vurgulayan Doç. Dr. Şentürk, sigara içmeyen ancak sigara içilen ortamlarda bulunanların da riskli grupta olduğunu sözlerine ekledi.

Sigarayı bırakmak riski azaltıyor 
Sigarayı bırakmanın sarı nokta hastalığına yakalanma riskini azalttığını vurgulayan Doç. Dr. Şentürk, sigarayı bıraktıktan 20 yıl sonra hastalık gelişme riskinin sigara kullanmayanlarla aynı düzeye düştüğünün gözlemlendiğine işaret etti.

Sarı nokta hastalığının tedavisi
Sarı nokta hastalığının kuru ve yaş olmak üzere iki tipinin bulunduğunu belirten Doç. Dr. Şentürk, hastaların yüzde 10’unu oluşturan yaş tipinin görme kaybının yüzde 90’ına neden olduğunu bildirdi. Hastalığın daha yavaş ilerleyen kuru tipinin henüz bilinen tam bir tedavisi olmadığını ifade eden Doç. Dr. Şentürk; vitamin, mineral, lutein, balık yağı ve antioksidanların hastalığın ilerlemesini azalttığını söyledi. Doç. Dr. Şentürk, sarı nokta hastalığının yaş tipinde ise göz içine yapılan enjeksiyon tedavilerinin uygulandığını açıkladı. Doç. Dr. Şentürk, yeni damar oluşumunu tetikleyen nedenleri uzun süre baskılamak için ayda bir enjeksiyonu tekrarlamanın gerekebileceğini ayrıca hastalığın nüks etme riski taşıdığı için yakın takibin önemli olduğunu vurguladı. Sınırlı vakalarda fotodinamik tedavi yöntemine de başvurulduğu açıklayan Doç. Dr. Şentürk, fotodinamik tedavinin ilaçla birlikte yapılan bir lazer tedavisi olduğunu ve amacın hastalık nedeniyle yeni oluşan damarları tıkamak olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: Kurumsalhaberler.com