Mutlu ve huzurlu bir birliktelik yaşayabilmek istiyorsanız…

iliskiler2

Özellikle 21. Yüzyılda değişen birçok şeyin yanı sıra birlikteliklerin dinamiği de çok değişti gibi geliyor bana… Belki de yalnızlığı tercih edenlerin sayısı da bu yüzden artmış olabilir. Aradığı bulunamayan ya da yorarak yaşanan ilişkiler sonrası insanlar daha bir temkinli olmaya başladı; kimbilir? Yara almak istemedikleri için…

Ama bir gerçek daha var ki birliktelikler doğru yaklaşımlarla beslenebildiğinde insanın da hayat ritmine renk katıyor.

Bir ilişkinin sağlam başlayabilmesi ve ilerleyebilmesi için iki tarafında ne istediğini bilmesi, kendini gerçek anlamda tanıması ve beklentilerinin ne olduğunu iyi analiz etmesi büyük bir etken… Beklentilerin zamanla değişmesi eğer iki tarafın da eşit arzusunda olmuyorsa;  beklentisi değişen kişinin fazla sorgulayıcı ve baskıcı tutumu diğer kişinin duygularının ya da ilgisinin bitmesi ile karşılaşmasına sebebiyet verebilir. Kimse istemediği bir şeyi sırf karşı taraf istiyor diye değil ancak kendisi de gönülden istediğinde yapabiliyor.

Başlangıçta güzel başlayan ve zamanla da büyüsü bozulan ilişkilerin sebeplerinden biri de beklentilerin ilişki başladıktan sonra belirli olmaması ve ilişki ilerledikçe değişebilir olabilmesi belki de… Her iki tarafında ne istediğini bilmesi ve bunu diğer tarafla paylaşması en azından farklı beklentilerle yürümeyecek bir ilişkiyi baştan belirleyebiliyordur.

Huzurlu bir hayat hepimizin istediği… Eğer bir ilişki zamanla mevcut huzuru bozmaya başlıyor ve kişisel hayat düzeninin bozulmasına sebebiyet veriyorsa; hayat ritmini de bozabiliyor insanın… Ve yoruyor…

Bir de ilişki başlarken ister, istemez takılabilen maskeler vardır hani… Karşı tarafı etkilemek, kazanmak için kimi zaman öz benlikten farklı davranışların ortaya konabildiği… Evet; başlangıçta karşı tarafı etkisi altına alabilir ama ilişki ilerledikçe yakalanan rahatlıkla maskeler de yavaş, yavaş düşmeye başladığında; başta böyle değildi, çok değişti sözleri havada uçuşmaya başlayıverir işte…

İlişkinin başında da, devamında da kendi olabilmek; ilişkinin dinamiğini de ilerleyen zamanda daha az bozabilir. Sonuçta ya olduğu gibi severiz karşı tarafı ya da ben uyum sağlayamam diyerek başlangıçta seçimimizi yaparız. Sonrasında yaşanan hayal kırıklıklarını da önler böylelikle…

Ve en önemlisi; karşılıklı saygı ve güven… Karşı tarafın sınırları zorlanmaya başlandığında ya da kişisel hayat çizgisi fazla geçilmeye başlandığında ilişki de alarm sinyalleri vermeye başlayabilir. Herkesin bizden önce bir hayatı vardı; bizleyken de o hayatı var olacaktır. Aynı bizlerinki gibi…

Bunu kabullenerek başlamak lazım ilişkiye… Bir ilişkinin sağlam yürüyebilmesi için dinginlikle, değer verilmeyle, ilgiyle beslenmeye ihtiyacı vardır. Birbirini taşıyabilmeye… Birbirini beslemeye… Birbirini anlamaya, birbirini kavramaya, yanında rahat olmaya…

Aksi taktirde; ilişkiler insanı sadece ve sadece yoruyor işte…