Çocuğunuza söz dinletebilmek için 5 etkili yöntem

mizmiz-cocuk

Çocuk yetiştirmek, özellikle hayat şartlarının iyice ağırlaştığı yaşadığımız bu son dönemde çok daha zor. Özellikle 2000 yılından sonra doğan çocukların farklı ve çok daha zor olduklarını düşünürsek, evet, işimiz gerçekten zor çünkü çok farklı bir nesil yetiştirmeye uğraşıyoruz. Artık hiçbir şey bizim çocukluk ve gençliğimizin yaşandığı 60’lı, 70’li, 80’li, 90’lı yıllardaki gibi değil. Şimdiki çocukların her anlamda alternatifleri çok fazla, teknoloji aldı başını yürüdü, her şeyi iyi ya da kötü bağlamda öğrendikleri bir sürü TV kanalı ve internet var. Şimdiki yeni nesil sanki daha özgüvenli, daha bilmiş, daha ben merkezli, daha agresif olmaya eğilimli, daha karakterlerinin kabullenilmesini isteyen veya daha tatminsiz bir nesil.

Çocuğumuza söz dinletmek ve isteklerini kontrol etmek konusunda sıkıntılarımız varsa ne yapmalıyız?

Çocuklar bir istekte bulunduğu zaman, bu isteğine “evet” ya da “hayır” demeden önce, istediği şeye gerçekten ihtiyacı olup olmadığını düşünmek gerekiyor. Gerçekten ihtiyacı varsa bu isteğinin yeri ve zamanının doğruluğuna da karar vermek önemli. Arka arkaya gelen diğer isteklerini makul ve zamanlı bulmuyorsanız ve “hayır” diyorsanız ne olacak? Her zamanki gibi istediği şey ne ise bunu defalarca tekrarlayıp sizi pes ettirme taktiklerini uygulayarak elde edebileceğini sanması çok doğal. Siz “hayır” demeye devam ettikçe, o sinirlenip bağırmaya, yalvarmaya başladığında hatta tepinme kısmına yani en üst safhaya geçtiğinde -hele ki bu dışarıda bir yerde oluyorsa etraftaki insanların bakışlarının verdiği huzursuzlukla- tahammül seviyenizi ve “hayır”lardaki ısrarınızı nasıl koruyacaksınız? Bir kere bu hayır demek yerine evet dediğinizde, önceki “hayır”ların hiçbir değeri kalmayacak. “Hayır” kararının arkasında durmayı başarabildiğinizde diğer isteklere cevap olarak vereceğiniz “hayırlarda” ikna edebilmeniz çok daha çabuk olacaktır. soz-dinlemeyen-cocuk

Peki, çocuğa söz dinletebilmek için hangi yöntemleri uygulamalı?

  1. Söz dinletmenin en birinci şartı söz dinletmeye uğraşmaktan vazgeçmek. “Onu yapma, bunu elleme, oraya çıkma-düşersin, ona vurma, bağırmadan istemelisin, ağlamayı bırakmalısın” gibi –me’li, ma-lı emir duygusu hissettiren kelimeler kullanmak çok fazla işe yaramıyor. Çocuklar bu kelimelerden nefret ediyorlar ve hep söylenenin tersini inatla yapıyorlar. Çocuklara emir vermek yerine onlara öneriler getirmeyi tercih etmek… Bunu böyle yapsan nasıl olur? Gel bak bunu böyle yapsak sence de daha doğru değil mi? Onlara seçenekler sunup kendilerinin seçmesini sağlamak (o seçiyormuş gibi zannetse de sunduğunuz seçeneklerin hepsi zaten sizin uygun gördüğünüz seçenekler olmalıdır).
  2. Sözünüzü bir kerede dinlediyse, çocuğunuza aferin kelimesini daha çok kullanmak çocukla iletişimi güçlendiren bir yöntem. “Aferin sana, bunu bir söyleyişte yaptığın için teşekkür ederim.” diyerek onu ödüllendirmek; davranışının beğenilip, takdir edildiğini görmesini sağlayacak ve bundan sonra söyleyeceklerinizi bir kere de yapmasında etkili olacaktır.
  3. Çocuğun dünyasına girip, onu dinlemek gerekiyor bu nedenle çocuğunuzu iyi dinlemelisiniz. Haksız oldukları bir konu dahi olsa çocuklar, her konuda dinlenmeye hakları olduğuna ve istedikleri her an büyüklerin onları dinlemeleri gerektiğine inanırlar. Size bir şey anlatmak istediğinde, o sırada bir işiniz varsa biraz beklemesini, birazdan onu dinleyeceğinizi söyleyebilirsiniz çünkü dinliyormuş gibi yapmak onu dinlemediğiniz ya da önemsemediğiniz hissi verebilir. Çocuklar ilgi isterler ve değerli olduklarının hissettirilmesini beklerler. Sizin onu gerçek anlamda dinlemediğiniz veya önemsenmediği gibi bir düşünceye kapılırsa o da sizin sözlerinizi dinlemeyebilir.
  4. Mızmızlandığı bir durum olduğunda veya bir şeyi istemeyi çok tutturduğunda ona talimatlar vermek ve nefesinizi tüketerek laf anlatmaya uğraşmak yerine onu o ortamdan uzaklaştıracak ve dikkatini dağıtacak başka öneriler ve alternatifler sunma taktiğini uygulamak başarı oranınızın yüksek olacağı bir yöntem. Örneğin evdeyseniz boyama kitabını birlikte boyamayı veya oyun oynamayı önermek, dışarıda iseniz yapmaktan mutlu olduğunu bildiğiniz herhangi bir şeyi birlikte yapmayı teklif etmek gibi).
  5. Eğer çocuğunuzun tek hakimiyeti sizde değilse yani siz çalışıyorsanız ve çocuklarınıza anneanne-babaanne, dedeler ya da bakıcı bakıyorsa bu kişilerle büyük bir işbirliği içine girmeniz gerekiyor. Sizin “hayır” dediğinize, çocuğunuzun kandırmaya çalıştığı diğer bireyler kıyamayarak veya pes ederek “evet” derse işte o anda, orada ipler kopuyor. Bu yüzden bu konuda ailelerin kararlı ve tutarlı olması, herkesin özellikle anne ve babanın aynı yaklaşımı göstermesi, birinin çocuğa söylediğini diğerinin de aynı şekilde onaylaması gerekiyor. Bu yöntemi uygulamak çocuğun aklının karışmaması ve kendini destekleyecek, isteklerini kabullendirecek diğer bir taraf arama alışkanlığını edinmemesi açısından çok önemli. Anne ya da babanın koyduğu kuralı bir diğerinin ya da bir başkasının bozmamasına itina gösterilmesi çocuk eğitiminde daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor.