Aşkta azına razı olmak mı? Aranılan “aşk” ise neden azına razı olunsun?

ask-iliskiler

Son dönemde toplumuzda ilişkiler konusunda ciddi sorunlar var. Belki de serbestlik, alternatifli yaşam  o kadar arttı ki zamanla bütün keşifler de  bitti, birçok manevi değer tüketildi;  şimdi insanlar “gerçek” bir ilişki, aşk peşinde… Aranılan aşk veya gerçek, tatminkar bir ilişki ise  önce kişinin  kendine karşı dürüst olması gerekir. “Ben gerçekten bir ilişki istiyor muyum? Bir ilişkide aslında gerçekte  ne istiyorum? Ben  nasıl bir insan istiyorum? Ben aradığım nitelikteki ilişkiye hazır mıyım?Aradığım özellikler bende var mı? Karşı tarafa ne verebilirim? O bana ne verebilir?”

Kimi zaman hepimizin yaşadığı bir kısır döngü vardır: hep aynı tipteki insanları, aynı modeldeki ilişki yapısını kendimize çekmek. Kimisini düzeltmeye çalışırız, kimisini kendi standartlarımıza getirmeye, kimi zaman da işte bana da düşen buymuş diyerek keyif almadığımız bir ilişkiyi kabullenmeye… Bir ilişki sürekli kendinden vererek, duygusal ihtiyaçlardan vazgeçerek, hep bir şekilde dürterek değil, karşılıklı beslenerek şekillenir.

Peki, aynı acıyı tekrar, tekrar yaşamaya gerek var mı? Bir ilişkiyi başlatmak veya ayakta tutmak için hele ki karşı tarafın pek de bir çabası yok ise; kendinden bu kadar çok vermeye? Bir ilişki sevgi, güven ve sorumluluk ile beslenmiyor ise ve en önemlisi siz duygusal olarak besletilmiyorsanız esas yıpratıcı olan bu…

Aslında belki de her şey ilk başlangıçtaki davranış şekillerinden kaynaklanıyor. İlişkinin başında bazı standartlar koyulmadığı zaman ileriki kısımlarında karşı taraf diğerinin çizgisini, sınırlarını çok daha rahat geçmeye başlıyor. Başta standartlarınızı belirlemez iseniz ilişkinin devamında o standartları oturtabilmek için boğuşup dururken bulursunuz kendinizi. Kısaca sağlam temeller…

Mesela kimi zaman hoş bir sohbetle bir ilişki başlayabilir. Başlayan bir ilişkinin devamı nasıl kaliteli bir şekilde sürdürülebilecek? Karşı taraf sizin gereksinimlerinizi karşılamaya hazır mı? Değerlerinize saygı duyabilecek mi? Kendi içinde o kişi bir bütün mü yoksa özgüvensizlikleri, zayıflıkları mı var? En önemlisi karşı taraf size bir ilişki bağlamında ne sunmaya hevesli? Önce bunları kişinin bir şeylere balıklama dalmadan çok iyi analiz etmesi gerekir. Bu noktada aceleci davranmamak lazım. Bu kişi benim için doğru mu; burada seçim yapmanın önemi devreye giriyor.

Özellikle biz kadınlar, erkeklerin başta peşinden koşarken bir anda neden geri çekildiğini anlayabilmek için kendimizi sorgular dururuz. Göz ardı ettiğimiz bir durum vardır; bazı kurallar her devirde geçerlidir. Eğer erkeğin size saygı duymasını istiyorsanız biraz sabır ve biraz da kurallar…

Devamı 2. Bölümde