Amsterdam’a gitmeye ne dersiniz?

amsterdam

Hoşgörü ve özgürlüğün simgesi haline gelen Amsterdam’ın diğer güzelliklerini keşfetmeye var mısınız?

Hollanda’nın kültür, sanat, ekonomi ve turizm merkezi konumunda olan Amsterdam’da herkesin tatil anlayışına göre mutlaka bir şeyler var. Özgürlük ve hoşgörü şehri olarak bilinen Amsterdam, kanalları ve tarihi atmosferi ile aslında son derece romantik bir şehir. Pek çok farklılığı içinde barındıran bu şehirde özgürce eğlenebilir, sanat galerilerini ve tarih müzelerini gezebilir ya da dünyanın en lezzetli peynirlerinin tadına bakabilirsiniz.

Muhteşem güzellikteki Amsterdam şehrini 2 gece 3 gün süren Amsterdam Turları ile gezebilirsiniz. Bu tip turlara katıldığınızda dilerseniz Büyük Hollanda, Marken – Volendamve Brugge ekstra turlarına katılarak Amsterdam yakınlarındaki diğer önemli şehirleri de görebilirsiniz.

Kıyısı yemyeşil ağaçlarla bezeli kanallar, kanallardaki küçük tekneler, kanal kıyısındaki hepsi birbirinden güzel eski evleri ile Amsterdam gezmeye doyamayacağınız bir şehir. Şehre geldiğiniz ilk gün  Dam Meydanı, Kraliyet Sarayı, Çiçek Pazarı ve Leidseplein, peynir ve takunya çiftliği ile dünyaca ünlü elmas fabrikasını gezebilirsiniz. Peynirleri ile ünlü bu ülkede mutlaka lezzetli peynirlerin tadına bakın. Size ayrılan serbest zamanda ise Stedelijk Müzesi’ni, Van Gogh Müzesi’ni, Rijkmuseum Müzesi’ni, MadameTussauds Müzesi’ni ya da Anne Frank’ın Evi’ni gezebilirsiniz. Şehrin tadını doyasıya çıkarmak için bisiklet kiralayarak kanal kıyılarında dolaşmanızı tavsiye ederiz.

Büyük Hollanda Turu’na katılarak ülkenin başkenti Den Haag’ı (Lahey), Amsterdam gibi kanallardan oluşan Delft’i, Kuzey Denizi kıyısındaki bir sahil kasabası olan Scheveningen’i ve Mesdag Panorama Müzesi’ni gezebilirsiniz. Gezinin ikinci günü için bir diğer tur seçeneği ise Marken – Volendam Turu. Kara bağlantısı olmadığı için iyi bir şekilde korunmuş küçük Marken Adası ve eski bir balıkçı kasabası olan Volendam gezisinden oldukça keyif alacaksınız.

Diğer bir tur önerimiz ise Brugge Turu. Birinci ve ikinci dünya savaşlarından etkilenmemiş olan bu şehir hala 16. yüzyılın izlerini taşıyor. Çikolata ve goblenleri ile ünlü bu şehrin sokaklarını dolaşırken zamanda yolculuk yapıyormuş hissine kapılacaksınız.